18
Mar

Çanakkale Zaferimizin 104. yıldönümünü, millet olarak büyük bir gurur ve heyecanla idrak ediyoruz. Topraklarımıza göz diken ve işgale kalkışan yedi düvele karşı, vatanseverlik, cesaret gibi yüksek faziletlerin kahramanca sergilendiği Çanakkale Savaşları, hem Türk hem de dünya tarihi açısından inkâr edilemeyecek bir öneme sahiptir.

Çanakkale Muharebelerinin yapıldığı cepheler, hiç şüphe yok ki koynunda sakladığı on binlerce şehitle bir büyük makber hükmündedir. Bu nedenle, 18 Mart Şehitler Günü’nü her biri ayrı kahramanlık sergileyen şehitlerimizin aziz hatırasını anmak, geçmişte yaşananlardan ibret çıkarmak için bir vesile kabul ediyoruz. 

İnsanımızın birlik ve beraberliği ile Çanakkale’de ortaya konan istiklal mücadelesi, eşsiz bir destandır. Yurdun dört bir yanından kopup gelen yiğitler, düşmana karşı aynı gaye uğruna çarpan yürekleriyle, Çanakkale’de omuz omuza savaşmış ve mertebelerin en yücesine ulaşmıştır.

Bizler, öncelikle onların canları pahasına bize bırakmış oldukları emanete sahip çıkmak durumundayız. Bununla beraber ölüm kalım savaşında en yüce mertebe olan şehadete eren şehitlerimize, asla tam manasıyla ödeyemeyeceğimiz minnet ve şükran borcumuzu bir nebze ödeyebilmek için, onların hatırasını en güzel şekilde yaşatmak, gelecek nesillere en doğru ve anlamlı şekilde aktarmak, anlatmak zorundayız.

Bu düşüncelerle, Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde; bize mukaddes bir vatan emanet eden tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle, minnetle ve şükranla anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.